18 Aralık 2017 Pazartesi

Ağlama Payı


Soğuk bir karamsarlık günü sanki bugün.
Her şeyden herkesten bıkmak üzereyim.
Bık-tım hatta.
Odaklanamıyorum.
Sinirlerimi kontrol edemiyorum.
İyi niyetimin son damlasındayım.
-Allah'ın dediği olur.
Yapmak istediklerime bakıyorum.
Bir de olanlara...
Bütün bu olanlar?
Gerçekten, katlanamıyorum.
Derdimi kime anlatabilirim?
Yüzüme damla damla düşen yağmurlara mı?
Onlar bile çok düzenli.
Çok masum.
-Şemsiye ister misin?
+Islanmak güzel.
Üşüyorum.
Gözümün önüne gelmesin bu olanlar.
Uyuduğumda geçer mi?
Geçmez amk.
Geçmez...
Sesim kısılana kadar bağırmak istiyorum.
Hıçkıra hıçkıra ağlamak.
Düzensiz dünyanın günahı mı bu?
Evet...
Gidiyorum buralardan.
Bir daha dönmemek üzere hem de.
Kendimle baş başa kalmak ne güzel.
-Şemsiye?
+Islanmak güzel dedim ya...
Yağmur damlaları, bana sarılıyor.
Sımsıkı.
İhtiyacım olan bu.
Ama üşüyorum.
Gözümün önüne gelmesin bu olanlar.
Ölüm bir karanlıktır.
Her yer karanlık?
Ölüyor muyum lan yoksa?
Hala ıslanıyorum.
Gökyüzüne bakıyorum.
Dudaklarım bile üşüdü.
Acımı hangi melek dindirebilir?
Dokunsalar ağlarım.
Neyse...
Bu yazının sonuna "ağlama payı" bırakıyorum.
Hıçkıra hıçkıra...

                                                                                  @Topalogluomur

Not: Bu yazının son satırlarında (Sagopa Kajmer - Kürdan Kollar) şarkısından esinlendim.




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder