Anlatıyorsun kendine bazen.
Dinliyorsun kendini.
Söylenecek çok şeyin var dimi?
Nereden başlayacağını şaşırıyorsun çoğu zaman.
Zaman nasıl bu kadar acımasız olabiliyor?
Üstüne üstüne geliyor insanın dimi?
Düşünüyorsun sonra...
Ama öyle böyle düşünmek değil bu.
Nasipsizliğini düşünüyorsun.
Hayallerini düşünüyorsun.
Yapmak isteyip yapamadıklarını düşünüyorsun.
Böyle ruhun kafesin içindeymiş gibi.
Nefes alamıyorsun.
Daha ne kadar kötü olabilir diyorsun.
En kötü senaryo bu değil miydi?
Ölüm var sonunda.
Ölüm, en büyük gerçek.
Neden bu kadar düşünüyorsun?
Olmuyor işte...
Kafanın içindekileri durduramıyorsun.
Düşünmeden olmuyor.
Saçlarının beyazlarına bakıyorsun.
Onlar aslında sana bir şeyler anlatmak istiyor gibi değil mi?
Tamam diyorsun.
Bu sefer tamam.
Planlar yapıyorsun.
En güzel hayallerin gözlerinin önünde yine.
Ama sonra...
Bir darbe daha alıyorsun.
Bir hayal kırıklığı daha alıyorsun.
Bir umutsuzluk daha alıyorsun.
Bir nasipsizlik daha...
Ben bunu hak edecek ne yapmış olabilirim diyorsun?
"Zor olacak, zor olacak ki imtihan olsun" demiş Mevlâna...
Bu kadar zorluk sana ağır geliyor.
Kanatların kırık.
Boynun bükük.
Sesin çıkmıyor ki artık senin.
İçindeki yalnızlıktan.
Pes diyorsun.
Vallahi pes. Billahi pes.
Vallahi pes. Billahi pes.
Bırakmıyor seni.
Canını daha da çok yakmak istiyor.
Kurtulmak istiyorsun.
Savaşacak dermanın yok.
İçine atıyorsun.
Ama öyle böyle içine atmak değil bu.
İçin bile kabul etmiyor bunları.
Ağlamak istiyorsun dimi?
Ee, ağla...
Ağlayınca geçiyorsa ağla.
Ağlasana.
Geçmiyor dimi?
Geçmez...
Bunca zorluğun karşısında tutunabilmek değil miydi
Hayat dediğimiz o kördüğüm?
Her şeye rağmen.
Hem de her şeye...
@Topalogluomur
