gücümün yetmediğini hissediyorum.
kafam kaldırmıyor.
sanki gidersem,
bir süreliğine de olsa,
her şey düzelecekmiş gibi...
çok bir şey istemiyorum.
bir süreliğine de olsa,
her şey düzelecekmiş gibi...
çok bir şey istemiyorum.
bazı şeylerden, biraz olsa kâfi.
biraz huzur,
biraz deniz,
biraz sükûnet,
biraz kitap,
biraz gökyüzü...
o kadar yüreğim doluyor ki;
o kadar yüreğim doluyor ki;
tükenip kalacağım diyorum bir yerde.
her şeye vaktim var ama;
hiçbir şeye hevesim kalmamış gibi...
yorgunum...
ve bu "fiziksel bir yorgunluk" değil.
ve bu "fiziksel bir yorgunluk" değil.
kafamın içinde.
içten içe, yiyip bitiren...
her şeyi geçtim, bu durumlarda bile;
her şeyi geçtim, bu durumlarda bile;
elimden hiçbir şeyin gelmemesi,
olanları kabul etmiş olmam,
gitgide vahim hâle gelen benliğim...
keşke, yorgunluğumun "yaşamak" gibi bir anlamı olsa.
ya da anlamsız olan bu dünya için;
bu kadar yorgunluğum olmasa...
Ömür Topaloğlu
İç Muhakemelerim
(Bir İki Cümle)
bu kadar yorgunluğum olmasa...
Ömür Topaloğlu
İç Muhakemelerim
(Bir İki Cümle)


